Dizilerde ve romanlarda sıkça karşımıza çıkan “buzun altındaki tehdit” fikri, bilim dünyasında artık ciddi biçimde tartışılıyor. İklim değişikliğiyle birlikte permafrost (en az iki yıl boyunca donmuş halde kalan toprak tabakası) hızla çözülüyor. Bu çözülme yalnızca sera gazlarını değil, binlerce yıldır uykuda olan mikroorganizmaları da açığa çıkarıyor.
Viroloji uzmanı Prof. Dr. Selim Badur diyor ki: “Evrendeki yıldızlardan daha fazla virüs var. Ve biz bunların ancak binde beşini biliyoruz.”
Umea üniversitesinde enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Birgitta Evengard da permafrost kazılmadan önce altındaki mikroorganizmaların mutlaka araştırılması gerektiğini, aksi takdirde dünyanın yeni bir pandemi riski ile karşı karşıya kalabileceğini söylüyor. Son dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland çıkışlarıyla jeopolitik bağlamda gündeme gelen ve permafrostun erimesiyle birlikte sanayinin gözlerini çevirdiği Arktik bölge, uzun zamandır bilim insanlarının radarında.
50 BİN YILLIK VİRÜSLER
Bu bilinmeyen dünyanın kapısı ilk kez ciddi biçimde 2000’li yıllarda aralandı. Fransa’da Prof. JeanMichel Claverie ve ekibi, permafrosttan aldıkları örneklerde “dev virüsler” olarak adlandırılan, basit mikroskopla görülebilen virüsler keşfetti. Bu virüslerin en az 50 bin yıldır donmuş halde bulunduğunu kaydeden Prof. Birgitta Evengard, Fransız ekibin virüsleri laboratuvar ortamında yeniden aktive edildiğini ve tek hücreli amipleri enfekte edebildiklerinin gösterildiğini belirtiyor.
İnsan hücreleriyle özellikle çalışılmadı; çünkü bu tür deneyler yüksek risk taşıyor. Kimi bilim insanları buzun altındaki mikroorganizmalarla bir biyolojik silah üretilebilmesi riskinin altını da çiziyor.
2016’DA YAŞANDI
Fransa Bilimler Akademisi üyesi de olan Badur, bu noktada önemli bir ayrım yapıyor: “Şu ana kadar saptanan permafrost virüsleri insan için doğrudan bir pandemi riski oluşturmuyor.” Ama bu, permafrostun güvenli olduğu anlamına gelmez.
Riskin teorik olmadığını gösteren en çarpıcı örneklerden biri 2016’da Sibirya’da yaşandı. Daha önce şarbondan ölmüş bir ren geyiğinin, permafrostun erimesiyle birlikte açığa çıkmasıyla, 2 binden fazla hayvan öldü, onlarca insan enfekte oldu ve 12 yaşında bir çocuk yaşamını yitirdi. Evengard’a göre bu tür vakalar artabilir.
MADENCİLİK
Permafrostun çözülmesi, maden ve enerji şirketleri için erişimi kolaylaştırıyor. Ancak bilim insanları, milyonlarca yıllık donmuş toprağın kazılmasının sonuçlarının öngörülemez olduğunu vurguluyor. Evengard bu durumu “gezegenin üçlü krizi” içinde değerlendiriyor: iklim değişikliği, endüstriyel kimyasallar ve biyolojik çeşitliliğin kaybı.
Badur’a göre paniğe gerek yok ama “bilgiye ihtiyacımız var”.
Bilim insanlarına göre soru artık şu: Buz çözülürken insanlık yeterince hızlı öğrenebilecek mi?

