Konutta Talep Canlı, Finansmanın ve Üretimin Önü Açılmalı

Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, faiz indiriminin konut sektöründe beklentileri güçlendirdiğini belirterek, “İlk evini alacaklara ve yeni evlenecek çiftlere uygun finansman sağlanmalı, ikinci konut alımındaki kredi kısıtlaması kaldırılmalı. Değer barışı düzenlemesiyle vatandaşın ve piyasanın önü açılmalı” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36’ya çekmesini değerlendiren Özelmacıklı, konut piyasasında temel sorunun finansmana erişim olduğunu söyledi. Özelmacıklı, “Faiz indirimi olumlu bir adım. Ancak vatandaş açısından belirleyici olan, kullanabileceği kredi tutarı ve aylık taksitlerin geliriyle karşılanabilir olması. Konut ihtiyacı devam ediyor. Bu ihtiyacın satın almaya dönüşebilmesi için uzun vadeli ve erişilebilir finansman gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Başvurular Barınma İhtiyacının Büyüklüğünü Gösteriyor
TOKİ tarafından açıklanan verilere dikkat çeken Özelmacıklı, “500 bin sosyal konut için 5 milyon 242 bin başvuru yapılması, uygun ödeme koşullarına duyulan ihtiyacı gösteriyor. İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin ilk etabındaki 1.071 konuta 201 bin 480 kişinin başvurması da erişilebilir kiralık konuta olan ihtiyacı ortaya koyuyor. Bu başvuruların satın alma gücüne dönüşebilmesi için farklı gelir gruplarına uygun çözümler geliştirmeliyiz” dedi.

TOKİ’nin yüzde 25 indirim kampanyasını da değerlendiren Özelmacıklı, “22 Eylül–19 Ekim tarihleri arasında düzenlenen kampanyaya 12 bin 615 konut alıcısı başvurdu. Kısmi ödemeler dâhil toplam 11 milyar 40 milyon liralık borç bakiyesi kapatıldı. Bu sonuç, avantajlı ödeme koşullarının vatandaşın kararlarında ne kadar etkili olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

TOKİ’nin İlk El Konut Satışlarındaki Payı Yüzde 12,5
TOKİ’nin teslimlerinin ilk el konut piyasasını desteklediğini belirten Özelmacıklı, “TOKİ Başkanı’nın açıklamasına göre, 2026 yılının ilk dokuz ayında 135 bin 892 konut teslim edildi. Yıl sonuna kadar yaklaşık 119 bin konutun daha teslim edilmesiyle yıllık toplamın 255 bine ulaşması hedefleniyor. Kurumun ilk el konut satışlarındaki payı da yüzde 12,5’e ulaşmış durumda. Dolayısıyla ilk satışlardaki artışı değerlendirirken TOKİ’nin katkısını dikkate almak gerekiyor. Canlılığın piyasanın geneline yayılması için özel sektör müteahhitlerinin de finansman, üretim ve satış imkânları güçlendirilmeli” ifadelerini kullandı.

İkinci Konut Alımındaki Kredi Kısıtlaması Kaldırılmalı
Yatırım amaçlı alımların üretimin devamlılığı açısından önem taşıdığını vurgulayan Özelmacıklı, şöyle devam etti “Müteahhitler geliştirdikleri projelerde bankalarla anlaşarak alıcılara finansman imkânı sunuyor. Bu projelerden ilk evini alacak vatandaşların yanında yatırım amacıyla mülk edinmek isteyenler de konut satın alıyor. İkinci konut alımındaki kredi kısıtlaması, satışları ve üreticinin nakit akışını sınırlandırıyor. Bu kısıtlama kaldırılmalı. Tamamlanan konutların satılması, müteahhidin yeni projelere başlamasını kolaylaştırır. Kiraya verilmek üzere yapılan alımlar da kiralık konut arzına katkı sağlar.”

“Değer barışıyla gerçek bedelden işlemin önü açılmalı”
Geçmişte düşük bedelle beyan edilen taşınmazlar için değer barışı düzenlemesine ihtiyaç olduğunu belirten Özelmacıklı, “Geçmişten gelen beyan sorunlarını çözen, taşınmazların gerçek satış bedelleri üzerinden işlem görmesini kolaylaştıran bir düzenleme yapılmalı. Müteahhitlerin arsa edinimi ve proje satışlarında karşılaştıkları sorunlar da bu kapsamda ele alınmalı. Güvenli Ödeme Sistemi’ne geçişin beklendiği 1 Aralık öncesinde değer barışı gündeme alınmalı. Gerçek değer istiyorsak, gerçek değerin önünü açmalıyız” dedi.

Yeni Evlenecek Çiftlere Özel Kredi Kampanyası Yapılabilir
İlk kez ev sahibi olacakların desteklenmesi gerektiğini ifade eden Özelmacıklı, “Yeni evlenecek çiftler için düşük faizli, uzun vadeli ve gelirlerine uygun taksitler içeren bir konut kredisi kampanyası hazırlanabilir. Gençlerin ev kurma sürecinde desteklenmesi önemli. Bu kampanyalar erişilebilir fiyatlı konut üretimiyle birlikte planlanmalı. Üretim artırılmadan yalnızca talebi desteklemek, finansman avantajının fiyat artışlarıyla azalmasına yol açabilir” diye konuştu.

Konut kredisi faizlerinde kademeli gerileme beklediğini belirten Özelmacıklı, “Enflasyondaki düşüşün sürmesi ve bankaların fonlama maliyetlerinin gerilemesi hâlinde, aylık yüzde 2’nin altındaki oranların 2027 yılının ikinci çeyreğinde gündeme gelebileceğini değerlendiriyoruz. Alıcının finansmana erişimini ve müteahhidin üretime devam etmesini birlikte sağlayacak adımlara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Bu Makaleyi Paylaş