Sektör temsilcileri %260 büyüyen ve 1,2 trilyon liralık hacmi aşan “tasarruf finansmanı” modelinin devreye girdiğini belirtiyor. Gayrimenkul Uzmanı Dr. Ahmet Büyükduman “Faiz oranlarından bağımsız bu sistemde, geçmişte yapılan sözleşmelerin de her ay teslimata dönmesi ile birlikte ipotekli satışların toplam içindeki payı %35’lere ulaşabilir” dedi. Enflasyonun nisan ayında %4,18 ile tahminleri aşması ve piyasada faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi ile birlikte ev hayali kuran ve düşük oranları bekleyen vatandaşlar için de kritik bir döneme girildi.

FAİZ YÜKÜ YÜZDE 200’ÜN ÜZERİNDE
Mayısın ilk haftasına en ucuz konut kredisi oranlarına bakıldığında, 1 milyon TL için Ziraat Bankası’nda %2,49 uygulaması devam ediyor. Diğer bankalarda ise faiz oranları %2,59 ve üzerinde seyrediyor. En düşük orana göre çekilen 1 milyon TL konut kredisinin geri ödemesi 120 ayda 3 milyon 152 bin 785 TL olarak gerçekleşiyor. Aylık taksit 26 bin 274 TL olsa da, faiz yükü %200’ün üzerinde gerçekleşiyor.
İPOTEKLİ İŞLEMLERDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Bu arada konut satışlarına bakıldığında özellikle “ipotekli” işlemlerde dikkat çeken artışlar yaşanıyor. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları martta, geçen yılın aynı ayına göre %35,9 arttı ve 25 bin 978 oldu. Toplam içinde ipotekli satışların payı ise %22,9 seviyesinde gerçekleşti ve son dönemin en zirve noktalarına ulaştı.

“YÜKSEK FAİZ ORTAMINA RAĞMEN İPOTEKLİ SATIŞLAR NASIL ARTIYOR?”
Piyasada “Yüksek faiz ortamına rağmen ipotekli satışlar nasıl artıyor?” soruları da yükselirken, sektör temsilcileri, tasarruf finansman sistemleri üzerinden gerçekleşen işlemlerin gün geçtikçe arttığını ve bunun da ipotekli satışlara pozitif yansıdığını belirtiyor.
Rakamlara bakıldığında da banka dışı finans tarafında en yüksek büyüme tasarruf finansman sektöründe görüldü. Sektörün işlem hacmi geçen yıl %261,8 arttı ve 1 trilyon 211 milyar liraya çıktı. Aktif büyüklüğü ise %251 artışla 323 milyar liraya ulaştı. Bu veriler, tasarruf finansman modelinin finansal sistem içindeki ağırlığının arttığını da gösterdi.

“KREDİ KULLANIMI ÖNÜNDE TEK ENGEL SADECE YÜKSEK FAİZ DEĞİL”
Gayrimenkul sektörünün temsilcileri, yüksek banka faiz oranlarına karşılık tasarruf finansman sistemlerinin gayrimenkul piyasasında yapısal bir dönüşümün temsilcisi olarak öne çıkmaya başladığını ifade ediyor. Bu sistemle gerçekleşen satışlarında da “ipotekli” olarak kayıtlara geçtiğini aktaran sektör temsilcileri; “Şu anda kredi kullanımı önünde tek engel sadece yüksek faiz değil. İkinci ev alımına yönelik kısıtlamalar da vatandaşları tasarruf finansman sistemine yönlendiriyor” şeklinde konuşuyor.

“YIL SONUNA KADAR YÜZDE 35’LERE ULAŞTIĞI GÖRÜLEBİLİR”
Gayrimenkul Uzmanı Dr. Ahmet Büyükduman da piyasadaki ipotekli satış artışlarının bankacılık sisteminden daha ziyade tasarruf finansman sisteminden kaynaklandığını düşündüğünü belirterek “Faiz oranlarından bağımsız olan bu sistemde, geçmişte yapılan sözleşmelerin de her ay sırayla finansmana ve teslimata dönmesi ile birlikte, ipotekli satışların toplam içindeki payının yıl sonuna kadar %35’lere ulaştığı görülebilir” görüşünü dile getirdi.

“KİŞİLER KENDİLERİNİ İSPATLAYABİLİYORLAR”
Herhangi bir gelir beyan edemeyen ya da kredi sicili olumsuz olduğu için bankalardan kredi çekemeyen kişilerin de tasarruf finansmanı sistemine dahil olabildiğini belirten sektör temsilcileri, “Burada önden ödemeler yapıldığı için, kişiler, tasarruf yapma ve taksit ödeme konusunda kendilerini ispatlayabiliyorlar” değerlendirmesinde bulunuyor. Sistemin bütün bu yönleriyle “erişilebilir” finansman modeli olarak, konut sektöründeki etkinliğini artırdığı ifade ediliyor.
