GPPS Platformu Kurucu Başkanı Bilge Özdemir’in TMSF verileri üzerinden yaptığı değerlendirme, kayyım yönetimindeki inşaat ve gayrimenkul şirketlerinin coğrafi dağılımında İstanbul’un belirgin ağırlığını ortaya koydu.
TMSF’nin 22 Eylül 2026 tarihli verilerine göre kayyım atanan 1.306 firma içerisinde 285 şirket, ticari unvanlarında yer alan faaliyet alanları itibarıyla doğrudan veya dolaylı olarak inşaat ve gayrimenkul sektörüyle bağlantılı.
285 şirketin 156’sının İstanbul’da bulunması dikkat çekiyor. İstanbul’daki şirketler, inşaat sektörü bağlantılı toplam kayyım şirketlerinin yaklaşık yüzde 55’ini oluşturuyor.
İstanbul’un ardından İzmir 23, Ankara 21 ve Bursa 14 şirketle sıralanıyor. Böylece yalnızca İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa’daki toplam 214 şirket, 285 şirketlik listenin yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor.
Bilge Özdemir, bu dağılımın Türkiye’deki gayrimenkul üretimi ve proje geliştirme faaliyetlerinin yoğunlaştığı merkezlerle kayyım kapsamındaki şirketlerin dağılımı arasında dikkat çekici bir örtüşme bulunduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Ancak tablo yalnızca büyükşehirlerle sınırlı değil. TMSF kayyımlığında bulunan inşaat bağlantılı şirketler 29 farklı il ve ilçeye yayılmış durumda.
Sakarya ve Gaziantep’te 6’şar şirket bulunurken Antalya’da 6, Bolu ve Denizli’de 5’er, Uşak ve Manisa’da 4’er şirket yer alıyor. Diyarbakır, Aksaray, Düzce, Kocaeli ve Malatya’da 3’er şirket bulunurken Adana, Konya, Giresun, Bayburt ve Doğubeyazıt’ta 2’şer şirket bulunuyor.
Burdur, Erzurum, Eskişehir, Kırşehir, Zonguldak, Osmaniye, Samsun ve Şırnak ise birer şirketle listede yer alıyor.
Özdemir’e göre rakamların önemli taraflarından biri de kayyım kapsamındaki şirketlerin yalnızca İstanbul merkezli büyük firmalardan oluşmaması. Farklı büyüklükteki şehirlerde ve ilçelerde faaliyet gösteren şirketlerin de tablo içerisinde yer alması, sürecin sektörel ve coğrafi açıdan daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesini gerektiriyor.
Özdemir, kayyım yönetimindeki şirketlerin proje, arsa, taahhüt ve devam eden teslimler bakımından ayrı ayrı incelenmesinin, ortaya çıkan ekonomik büyüklüğün daha sağlıklı anlaşılmasını sağlayacağını ifade ediyor.
