Avrupa’nın teknoloji egemenliği arayışında yeni bir aşamaya geçildi. Altı ülkenin ortaklığıyla kurulacak LUMI-AI, büyük yapay zekâ modellerinden ilaç ve iklim araştırmalarına kadar birçok alanda kıtanın yeni altyapı merkezi olacak.
Yatırımın büyüklüğü 387,8 milyon euro

Avrupa Yüksek Performanslı Bilgi İşlem Ortak Girişimi EuroHPC JU, LUMI-AI süper bilgisayarının kurulması için Fransız teknoloji şirketi Bull ile sözleşme imzaladı. Sistemin satın alınması, teslimatı, kurulumu ve bakımını kapsayan sözleşmenin toplam büyüklüğü 387,8 milyon euro olarak açıklandı.
Yatırımın yarısı EuroHPC JU tarafından karşılanacak. Kalan bölüm ise Finlandiya, Çekya, Danimarka, Estonya, Norveç ve Polonya’dan oluşan altı ülkelik konsorsiyum tarafından finanse edilecek. LUMI-AI’ın mülkiyeti EuroHPC JU’ya ait olurken sistemin işletilmesini Finlandiya’nın kamuya ait teknoloji merkezi CSC üstlenecek.
Yeni süper bilgisayar, Finlandiya’nın Kajaani kentindeki Renforsin Ranta iş bölgesinde inşa edilen CSC veri merkezine yerleştirilecek. Kurulumun 2027’nin ikinci yarısında tamamlanması planlanıyor. Proje, EuroHPC JU tarafından sözleşmesi imzalanan altıncı yeni nesil yapay zekâ fabrikası sistemi olma özelliği taşıyor.
Yapay zekâ kapasitesi on kat büyüyecek

LUMI-AI, aynı tesiste çalışan mevcut LUMI süper bilgisayarının devamı niteliğinde olacak. Yeni sistemin yapay zekâ odaklı işlem kapasitesini yaklaşık on kat artırması, geleneksel yüksek performans kapasitesini ise iki kata yakın büyütmesi bekleniyor.
Mevcut LUMI sistemi 380 petaflop düzeyindeki işlem gücüyle dünyanın önde gelen süper bilgisayarları arasında bulunuyor. Bu performans, yaklaşık 1,5 milyon yeni nesil dizüstü bilgisayarın aynı anda çalışmasına denk bir kapasiteyi ifade ediyor. LUMI-AI ile Avrupa’nın özellikle büyük dil modelleri, bilimsel simülasyonlar ve üretken yapay zekâ uygulamalarında çok daha yüksek bir güce ulaşması amaçlanıyor.
BullSequana XH3500 mimarisi üzerine kurulacak sistemde AMD Instinct MI430X grafik işlemcileri ile 256 çekirdekli altıncı nesil AMD EPYC işlemciler kullanılacak. Veri depolama altyapısını IBM, ağ teknolojisini Nokia, yüksek hızlı bağlantı sistemini ise Bull sağlayacak.
Sistemin çok kullanıcılı mimarisi, farklı şirketlerin ve araştırma kurumlarının aynı altyapıdan güvenli biçimde yararlanmasına imkân verecek. Uygulama programlama arayüzleri sayesinde şirketler, LUMI-AI kapasitesini doğrudan kendi yazılımlarına ve yapay zekâ projelerine bağlayabilecek.
Şirketler ve araştırmacılar aynı altyapıda buluşacak
LUMI-AI yalnızca akademik araştırmalarda kullanılmayacak. Sistem; sağlık, ilaç geliştirme, iklim modelleme, yeni malzemeler, enerji teknolojileri ve sanayi üretimi gibi alanlarda çalışan girişimlere ve küçük ölçekli şirketlere de açılacak.
Avrupa genelinde oluşturulan yapay zekâ fabrikaları, şirketlere yalnızca işlem gücü sağlamayı hedeflemiyor. Bu merkezlerde veri yönetimi, model geliştirme, yazılım uyarlama ve teknik danışmanlık hizmetleri de sunulacak. Böylece yüksek maliyetli altyapıya tek başına yatırım yapamayan şirketlerin gelişmiş yapay zekâ modelleri geliştirebilmesi amaçlanıyor.
EuroHPC ağı kapsamında Avrupa genelinde 19 yapay zekâ fabrikası ve bu merkezlere bağlı 13 destek noktası oluşturuldu. Avrupa Komisyonu ile üye ve ortak ülkelerin 2021-2027 döneminde süper bilgisayarlar ve yapay zekâ fabrikaları için ayırdığı toplam kaynağın 10 milyar euroya ulaşması bekleniyor.
Türkiye, LUMI-AI’ı kuracak altı ülkelik konsorsiyumda yer almıyor ancak daha geniş EuroHPC yapay zekâ ağına dahil durumda. TÜBİTAK ULAKBİM tarafından temsil edilen Türkiye; İspanya, Portekiz ve Romanya ile birlikte Barselona Süper Bilgi İşlem Merkezi bünyesindeki BSC Yapay Zekâ Fabrikası’nın ortakları arasında bulunuyor.
Bu ortaklıkla Türkiye’deki girişimlerin, sanayi kuruluşlarının ve araştırmacıların yüksek performanslı Avrupa altyapılarına erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. LUMI-AI gibi yeni sistemlerin devreye alınması, Türkiye’nin de dahil olduğu ağın toplam kapasitesini ve proje çeşitliliğini büyütecek.
Atık ısı kentin ısınmasında kullanılacak

LUMI-AI’ın elektrik ihtiyacının tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanacak. Sistemde kullanılacak sıvı soğutma teknolojisi, geleneksel veri merkezlerine kıyasla enerji tüketimini ve soğutma maliyetlerini azaltacak.
Sunucuların çalışması sırasında ortaya çıkan atık ısı da boşa gitmeyecek. Mevcut LUMI sisteminde olduğu gibi yeni süper bilgisayarın ürettiği ısı, Kajaani’nin bölgesel ısıtma şebekesine aktarılacak. Böylece veri merkezi, kentin konut ve iş yerlerinin ısıtılmasına katkı sağlayacak.
LUMI-AI aynı tesiste kurulacak LUMI-IQ kuantum sistemiyle de bağlantılı çalışacak. Klasik süper bilgisayar, yapay zekâ ve kuantum teknolojilerinin aynı merkezde bir araya getirilmesi; ilaç geliştirme, karmaşık malzeme tasarımı ve iklim araştırmaları gibi alanlarda yeni çalışma yöntemlerinin önünü açacak.
Avrupa’nın Finlandiya’daki bu yatırımı, küresel yapay zekâ yarışının yalnızca yazılım modelleri üzerinden yürütülmediğini gösteriyor. Enerji, veri merkezleri, işlemciler ve süper bilgisayar altyapıları da teknoloji rekabetinin belirleyici unsurları arasına giriyor.
