Akdeniz’de trilyon dolarlık tsunami riski

Dünya genelinde kıyı şeritleri, küresel eko­nominin ve nüfus ha­reketlerinin en dinamik mer­kezlerini oluşturuyor. Ancak görünürde uysal bir iç deniz olan Akdeniz, tarihsel kayıt­lar ve modern simülasyon­lar ışığında sanılanın aksine son derece karmaşık ve risk­li bir hidrodinamik dengeye sahip. Yapılan araştırmalar, yıkıcı dalgaların Fransız Ri­vierası başta olmak üzere havza genelini şaşırtıcı dere­cede kısa bir uyarı süresiy­le vurabileceğini gösteriyor. Kıyı hatlarındaki yüksek nü­fus yoğunluğu, marina yatı­rımları ve ticari limanlar göz önüne alındığında, geçmiş­te yaşanan yaklaşık iki met­re yüksekliğindeki dalgala­rın yol açtığı hasar ve can ka­yıpları, bu potansiyel afetleri sadece ekolojik değil, doğru­dan sürdürülebilir kalkınma­yı tehdit eden bütüncül bir risk haline getiriyor.

Fransız Rivierası’nda res­mi bir tsunami uyarısı sahil şeridindeki yerleşimcile­re veya turistlere ulaşma­dan önce ilk dalgaların kıyı­ya ulaşma ihtimali oldukça yüksek. Bölgesel simülas­yonlarda deniz tabanındaki kırılma veya kaymalardan sonra ilk dalgaların kıyıya ulaşma süresi 10 dakikadan daha az. Buna karşın Fransa Ulusal Uyarı Merkezi’nin po­tansiyel olarak tehlikeli bir depremden ancak 15 dakika sonra yetkililere ilk bildirimi gönderebilecek şekilde ta­sarlanmış olması, 5 dakika­lık kritik bir zaman açığı ya­ratıyor. Zaman çizelgesinde­ki bu gecikme marjı, klasik merkezi haberleşme ağla­rının ötesinde, yerel seviye­de yapılandırılmış yeni nesil kıyı dirençlilik politikalarını zorunlu kılıyor.

Zamanla yarışan yerel planlama

Nice ve çevresindeki araş­tırmacılar ile yerel yetkililer, uyarı sistemlerini iyileştir­menin ötesine geçerek kriz başlamadan önceki ilk ka­rarları otomatikleştirmeye odaklanıyor. Bölgede yürü­yüş rotaları haritalandırılı­yor, güvenli sığınma alanları belirleniyor ve bölge sakinle­rinin deniz anormal davran­maya başladığı an kıyıdan derhal ayrılmalarını sağla­yacak toplumsal farkındalık modelleri uygulanıyor.

Araştırmayla ilgili konu­şan BM Eğitim, Bilim ve Kül­tür Örgütü (UNESCO) Tsuna­mi Birimi Yetkilisi ‘Jean-Pier­re Duval’, “Bölgesel algının değişmesi gerekiyor. Akde­niz, genellikle tsunami oluş­ması için olası olmayan bir yer olarak kabul edilir. UNES­CO olarak bu varsayıma kar­şı sürekli uyarıda bulunu­yoruz. 22 Haziran 2022’de açıkladığımız üzere, önü­müzdeki 30 yıl içinde Akde­niz’de 1 metreyi aşan bir tsu­nami dalgasının oluşma ola­sılığı yüzde 100’e yakındır. Bu tahmin 2052 yılına kadar sürecek olan dönemi kapsı­yor ve tüm kıyı planlamala­rının bu gerçeklik etrafında sürdürülebilir kılınmasını gerektiriyor” dedi.

Bölge, tehlikeli tsunami­ler oluşturmak için gerekli tüm jeolojik unsurları bün­yesinde barındırıyor. Ligur­ya Denizi’ndeki aktif fay hat­ları boyunca Fransa ve İtalya kıyılarına yakın noktalarda meydana gelebilecek dep­remler doğrudan riski tetik­liyor. Güneyde Afrika ve Av­rasya levhalarının hareketi ile Kuzey Afrika açıklarında­ki potansiyel kırılmalar, su al­tı heyelanlarıyla birleştiğin­de anlık ve son derece yıkıcı lokal dalgalar üretebiliyor.

Durumun teknik boyutu­nu ve toplumsal algıdaki ek­sikliği değerlendiren Fran­sız Ulusal Araştırma Merkezi (CNRS) Deniz Jeolojisi Uz­manı Dr. Hélène Mercier ise, “Tsunami, insanların hayal ettiği gibi sadece sinematik bir biçimde yükselen dev bir su duvarına benzemez. De­niz seviyesinin hızlı bir şekil­de yükselmesi veya alçalma­sı ve ardından tekrarlanan dalgalanmalar şeklinde orta­ya çıkar. Fransızca’da raz-de-marée veya İtalyanca›da ma­remoti olarak adlandırılan bu olaylar, santimetrelerden birkaç metreye varan ani su baskınlarına ve son derece güçlü akıntılara neden olur. Kıyı ekosistemlerinin sürdü­rülebilirliği için bu hidrodina­mik kuvvetlerin hesaba ka­tılması şarttır” diye konuştu.

Yetkililere bildirilmesi 15 dakika sürüyor

Akdeniz gibi kapalı denizlerde tsunami dalgalarının yayılım hızı ile sismik veri işleme süreleri arasındaki fark kritik önem taşıyor. Pasifik’te dalgaların kıyıya ulaşması saatler alırken, Akdeniz’de bu süre 10 dakikanın altına iniyor. Uyarı merkezlerinin depremi saptayıp bildirmesi ortalama 15 dakika sürdüğünden teknoloji tek başına yetersiz kalıyor. Bilim insanları, sürdürülebilir kıyı güvenliğinin ancak bireysel farkındalık ve anlık tahliye ile mümkün olduğunu vurguluyor.

Tsunaminin terminolojik arka planı

Tarihsel süreçte Akdeniz kıyılarında yaşanan deniz hareketleri, bölgesel kültürlerde farklı terimlerle adlandırılıyor. Fransa’da dev dalgalara atıfla ‘raz-de-marée’ denirken, İtalya’da deniz depremi anlamına gelen ‘maremoti’ ifadesi kullanılıyor. Günümüzde tsunamiyi oluşturan mekanizmalar sadece tektonik depremlerle sınırlı kalmayıp, deniz altı heyelanları ve volkanik hareketlerle de tetikleniyor. Bu olaylar kıyı topoğrafyasında kalıcı değişikliklere ve uzun vadeli ekonomik kayıplara yol açıyor.

Bu Makaleyi Paylaş