Türkiye ekonomisi yılın son çeyreğinde beklentilere paralel yüzde 3,4, 2025 yılının tamamında ise yüzde 3,6 büyüme gösterdi. Büyümenin temelini hem son çeyrekte hem de yılın tamamında vatandaşın tüketim harcamaları ile inşaat yatırımları oluştururken sanayideki hız kaybı tarımdaki daralma ve ihracatta düşüş dikkat çekti. 2026 yılında beklenti yüzde 4’ün üzerinde şekilleniyor. Büyümede son çeyrekte işgücü ödemelerinin payı yüzde 33,7 ile yılın en düşüğüne gerilerken sermayenin payı ise yüzde 49,1 ile yılın zirvesine çıktı.
GSYH 1.5 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNDE
Türkiye İstatistik Kurumu yıllık ve yılın son çeyreğine ilişkin büyüme verilerini dün açıkladı. Buna göre 2025 yılında Türkiye ekonomisi büyüklüğü cari fiyatlarla 63 trilyon 20,9 milyar lira olurken, dolar olarak tarihte ilk kez 1 trilyon 596 milyar 320 milyon dolar seviyesine çıkıldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak ekonomi son çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 büyüdü.
Üretim yöntemli gayri safi yurtiçi hasıla hesabına göre tarımdaki küçülme ve sanayideki hız kesme dikkat çekerken inşaat ile ticaret, ulaştırma ve konaklama sektörü 2025 yılını iyi geçirdi. TÜİK verilerine göre tarım sektörü son çeyrekte yüzde 7,2 küçülerek büyümeyi 0.33 puan, 2025 yılında ise yüzde 8,8 küçülerek ekonomik büyümeyi 0.48 puan aşağıya çekti. Son dört çeyrektir tarımda daralma kesintisiz devam ediyor. Sanayi ise yıla daralmayla başlasa da ikinci ve üçüncü çeyrekte hızlanmıştı, son çeyrekte ise yavaşlama gözle görünür hale geldi. Sanayide son çeyrekte yüzde 0,9 büyüme ile 0.17 puanlık, 2025 yılında ise yüzde 2,9 büyüme ile sadece 0.54 puanlık olumlu katkı geldi ekonomiye. Sanayide bu yılın ilk çeyreğinde de savunma sanayi hariç bir hareketlilik gözlenmiyor.
İNŞAAT 2025’TE ÇİFT HANELİ BÜYÜDÜ
İnşaat 2025 yılının gözde sektörü. Deprem konutlarının da katkısıyla birlikte son çeyrekte yüzde 8,6, büyüyerek 0.4 puan, 2025’te ise yüzde 10,77 ile tek çift haneli büyüyen tek sektör olan inşaat 0.55 puanlık katkısıyla öne çıktı. Gayrimenkul sektörü de 2025 yılında yüzde 2,71 büyüyerek ekonomiyi 0.25 puan yukarıya çekti. Ticaret, ulaştırma, konaklama sektörleri yılın tamamında yüzde 4,61 büyüyerek 1.16 puanlık katkı yaparken, son çeyrekte yüzde 4,1 yılın tamamında yüzde 3,81 büyüyen finans ve sigorta sektörünün yüzde 3,6’lık yıllık büyümeye katkısı 0.21 puan hesaplandı.
Harcamalar yöntemiyle hesaba göre 2025 yılı ihracatın daraldığı bir yıl olarak geride kaldı. Vatandaşın tüketimi ise son çeyrekte hızlandı yüzde 5,2 büyümeyle 3.65 puanla büyümeye güçlü katkı verdi. Vatandaşın tüketimi 2025’in tamamında yüzde 4,07 büyüyerek yüzde 3,6’lık yıllık büyümenin 2.8 puanından sorumlu oldu. Vatandaşın tüketim harcamalarında en hızlı artış hizmetler kaleminde gerçekleşti dayanıksız tüketim malı harcamaları da yüzde 35 arttı.
Devletin tüketim harcamaları son çeyrekte büyümeye negatif katkı verdi yılın tamamında da sadece yüzde 0,83 artışla 0.11 puanlık pozitif katkıya imza attı.
DIŞ TİCARETİN NEGATİF ETKİSİ 1.1 PUAN
Toplam yatırımlar son çeyrekte yüzde 5,4 artarak 1.42 puan, yılın tamamında yüzde 6,95 büyüyerek 1.77 puanlık katkısıyla öne çıktı. Ancak bu yatırım büyümesi inşaattan kaynaklandı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki büyüme ve katkı inşaatın gerisinde kaldı. İnşaat yatırımları yüzde 8,7, makine ve teçhizat yatırımları yüzde 2,8 büyüdü. İhracat son çeyrekte yüzde 2,3 daralarak 0.5 puan, yılın tamamında yüzde 0,32 daralarak 0.07 puan geriye çekti büyümeyi İthalat ise son çeyrekte yüzde 3,8, yılın tamamında yüzde 4,93 büyüdü ve neredeyse 1 puanlık negatif katkı verdi. Son çeyrekte dış ticaret 1.36 puan, 2025’in tamamında ise 1.06 puan daha az büyümesine sebep oldu ekonominin.
İŞGÜCÜ ÖDEMELERİNİN PAYI GERİLEDİ
İşgücü ödemelerinin son çeyrekte GSYH içindeki payı yüzde 33,7 ile yılın en düşük seviyesine inerken net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 49,1 oldu. İşgücü ödemeleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,9, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 37,0 iken bu oran 2025 yılında yüzde 36,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,1 iken yüzde 44,1 oldu.
“16 Yıldır Kesintisiz Büyüyoruz”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025’e ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdiği açıklamasında, “Siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz büyümemiz devam etmiş, siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz ekonomi programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı bir kez daha teyit edilmiştir” ifadesini kullandı.
“Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonominin yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürdüğünü vurguladı. Cevdet Yılmaz, 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3’ün aşıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başı gelirimiz ise 18 bin 40 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz.”
“KİŞİ BAŞINA GELİR 18 BİN DOLARA YÜKSELDİ”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyüdüğünü bildirerek, “Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz” ifadesini kullandı. Şimşek, tarımda don ve kuraklığın etkilerinin yılın son çeyreğinde de devam ettiğini, diğer sektörlerde de üretim artışının sürdüğünü belirtti.
Geçen yıl sanayi katma değerinin, yüzde 2,9 ile son 4 yılın en yüksek artışını kaydettiğine işaret eden Şimşek, deprem bölgesinde konut teslimine hız verilmesinin de etkisiyle, inşaat sektöründe katma değer artışının güçlü seyrini koruduğunu aktardı. Şimşek, tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünümün devam ettiğini ifade ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor. Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep, büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı. Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplini güçlendiriyor, vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz. 2025’te bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmininin altında gerçekleşirken, faiz dışı fazla verdik.”
Maliye politikasındaki disiplinli duruş sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazlanın yüzde 1,2 olduğunu bildiren Şimşek, şunları kaydetti:
“Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal koşullardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz. Kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için politikalarımızı yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.”
“SINIRLI BÜYÜYEN SEKTÖRLER İNCELENMELİ VE TEDBİRLER ALINMALI”
Nail Olpak: Ekonomimizin direncini ve dinamizmini gösteriyor
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, küresel ekonomide başta tarife savaşları olmak üzere belirsizliklerin öne çıktığı ve öngörülebilirliğin giderek azaldığı 2025’te, Türkiye’nin tüm yaşananlara rağmen yüzde 3,6 ile küresel büyüme oranının üzerinde bir büyüme gösterdiğini kaydetti.
Olpak, “Bu, ekonomimizin yaşanan zorluklara rağmen dinamizmini gösterirken, aynı zamanda olası uluslararası ve bölgesel şoklara karşı direncinin de bir göstergesi” ifadesini kullandı. Büyümenin detaylarına değinen Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sektörel bazda tarımdaki mevsimsel etkilere bağlı daralma dışında tüm sektörler pozitif katkı vermiş, inşaat yüzde 10,8 ile büyürken sanayi de yüzde 2,9 büyümüş. Harcama tarafında ise tüketim harcamaları yüzde 4,1 büyürken, yatırımların yüzde 7 ile yüksek büyüme göstermesi oldukça önemli. Mal ve hizmet ihracatının yüzde 0,3 daralması ise uluslararası konjonktürle birlikte değerlendirilmesi gereken önemli bir nokta.”
SEYİT ARDIÇ: SANAYİ BÜYÜMESİ 4 YILIN EN GÜÇLÜSÜ
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye ekonomisinin beklentilere paralel olarak 2025’te yüzde 3,6 büyüdüğünü belirterek, “Yatırımları, sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak biçimde yönlendirmek ve tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulamak zorundayız” ifadesini kullandı.
Ardıç, büyümenin niteliğine dikkati çekerek, 2025 yılının genelinde büyüme verilerinin sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret ettiğini kaydetti. Talep tarafındaki canlılığın sürdüğünü, arz tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koyduğuna işaret eden Ardıç, “Sanayi büyümesinin, yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir. Ancak manşet büyümenin gerisinde kalması, ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir işarettir.” değerlendirmesinde bulundu.
Şebnem Turhan’ın haberine göre, verilerin en dikkat çekici başlıklarından birinin de yatırımlardaki artış olduğunun altını çizen Ardıç, 2025’te sabit sermaye yatırımlarının ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 arttığını, ancak bu artışın üretim kapasitesini genişlettiğini, verimliliği ve rekabet gücünü desteklediğini söylemenin henüz erken olduğunu belirtti.
GÜRSEL BARAN: ZORLUKLARA RAĞMEN ÖNEMLİ BİR BAŞARI
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin 2025’i yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamasının, küresel ölçekte yaşanan tüm zorluklara rağmen önemli bir başarı olduğunu bildirdi. Baran, şöyle devam etti:
“Dünya ekonomisinde enflasyonla mücadele politikalarının sürdüğü, finansmana erişimin zorlaştığı, ticarette korumacı eğilimlerin arttığı bir konjonktürdeyiz. Yakın coğrafyamızda süren savaş ve çatışmalar, enerji maliyetleri, yeşil dönüşüm yatırımları ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma süreci iş dünyamız üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Böyle bir ortamda, 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamamız son derece kıymetli. Bu tablo, özel sektörümüzün dinamizmini ve ekonomimizin sağlam temeller üzerinde ilerlediğini gösteriyor.”
Sanayi, gayrimenkul faaliyetleri, insan sağlığı sektörlerindeki sınırlı büyümenin incelenmesi ve bu alanlarda daralmayı önleyici tedbirler alınması gerektiğine değinen Baran, yüzde 8,8 oranında gerileyen tarım sektörünün de mercek altına alınmasının elzem olduğuna dikkati çekti.
ALİ KOPUZ: ÜRETİCİYİ DESTEKLEYEN POLİTİKALAR GÜÇLENDİRİLMELİ
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da çatışma ve savaş ortamında tarımın öneminin bir kat daha arttığını belirterek, geçen yıl yaşanan don olaylarının da etkisiyle daralan tarımsal üretimin artırılması için üretim maliyetlerini kontrol altında tutan, arz güvenliğini güçlendiren ve yerli üretimi destekleyen politikaların güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
