Küresel rekabetin, yükselen maliyetlerin ve yapay zekânın da etkisiyle, endüstri tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yıl 20-24 Nisan tarihleri arasında Hannover’de 79’uncu kez düzenlenecek olan HANNOVER MESSE 2026, şirketlerin bu zorlukları nasıl fırsatlara dönüştürebileceklerini gösterecek. Savunma sektörüne odaklanan yeni tematik yapı, iyileştirilmiş ziyaretçi yönlendirmesi, genişletilen networking olanakları ve yapay zekaya güçlü odaklanma sayesinde fuar, katılımcılara ve ziyaretçilere daha fazla değer ve daha hedef odaklı bir deneyim sağlayacak.
Küresel rekabet, artan maliyet baskısı ve yapay zekânın (AI) hızlanan etkisi, endüstriyi bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir dönüşümle karşı karşıya bırakıyor. Bu dönüşüm sürecinde imalat sektöründeki şirketler, yeniliklerini sergileyebilecekleri, bilgi alışverişinde bulunabilecekleri ve en iyi uygulamaları vurgulayabilecekleri bir platforma ihtiyaç duyuyor. HANNOVER MESSE 2026, bu ihtiyaca cevap vererek; otomasyon, dijitalleşme, enerji sistemleri ve araştırmanın rekabet gücünü sağlamak için nasıl birlikte ve uyum içinde çalışabileceğini somut biçimde ortaya koyacak. Bunun yanı sıra fuarda öne çıkan yeni özel alanlardan biri, savunma sanayine yönelik üretim teknolojilerine odaklanacak. Bu özel alandaki katılımcılar, güvenlikten ödün vermeden savunma sanayi üreticilerinin, üretimi en kısa sürede ölçeklendirmelerine yardımcı olacak özel çözümlerini sergileyecekler.
Fuar, otomasyona dayalı dijital ve yapay zekâ odaklı fabrikaya giden yol haritasını gözler önüne seriyor
Yapay zekâ, fuarın tüm alanlarında ortak bir tema olarak öne çıkacak. Bu kapsam, HANNOVER MESSE tarafından düzenlenen yapay zekâ turları, masterclass’lar, forumlar ve networking etkinlikleriyle desteklenecek.
HANNOVER MESSE Istanbul Basın Toplantısında konuşan HANNOVER MESSE Küresel Direktörü Basilios Triantafillos, “Sektörden gelen katılımcılar, HANNOVER MESSE’de bu hızlı endüstriyel dönüşüm aşamasında şirketlerin nasıl başarıya ulaşabileceğine tanık olabilecekler. Makine mühendisliğinden otomotiv ve elektrik endüstrilerine kadar farklı sektörlerin üst düzey yöneticileri fuarda geniş bir yelpazede verimlilik, sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve rekabetçiliği destekleyen çözümler bulacak. Bu kapsamda HANNOVER MESSE, otomasyona dayalı dijital ve yapay zekâ odaklı fabrikaya giden yol haritasını gözler önüne serecek. Elektrik mühendisliği, makine mühendisliği, dijital ve enerji sektörlerinden 3 binden fazla şirket, yapay zekânın önemli bir rol oynadığı günümüzün ve geleceğin üretim ve enerji tedarikine yönelik çözümlerini sergileyecek” dedi.
Yapay zekânın, günümüzün belirleyici teknolojik itici gücü olduğunu ve her ölçekten sanayi şirketine yeni olanaklar sunduğunu belirten Triantafillos, “Fuar, katılımcılara uygulamalı yapay zekâ çözümleri ve yapay zekânın üretkenliği nasıl artırabileceğine dair doğrudan bilgiler sunacak” şeklinde konuştu.
“Firmalarımıza dünya ölçeğinde yeni fırsat kapıları açıyoruz”
Dünyanın en köklü ve en etkili fuar organizatörlerinden biri olan Deutsche Messe AG’nin Türkiye’deki resmi temsilcisi olmanın sorumluluğunu taşıdıklarını söyleyen Hannover Fairs Turkey Genel Müdür Yardımcısı Sayın Belkıs Ertaşkın; sanayi, teknoloji, enerji ve endüstriyel dönüşüm alanlarında Türkiye’yi küresel platformlarla buluşturmaya devam edeceklerini söyledi. Aynı zamanda Deutsche Messe AG’nin dünyanın farklı ülkelerinde düzenlediği fuarlarda Türkiye’den katılımları organize ettiklerini ifade eden Ertaşkın, “Deutsche Messe’nin sahip olduğu uluslararası bilgi birikimi, organizasyon gücü ve vizyonunu, Türkiye sanayisinin üretim gücü ve girişimci ruhuyla bir araya getirerek, firmalarımıza dünya ölçeğinde yeni fırsat kapıları açıyoruz” dedi.
Türkiye, Çin, ABD, Meksika, Singapur, İtalya, Fas, Suudi Arabistan ve Almanya gibi dünyanın birçok ülkesinde sektörlere özel ticaret fuarları düzenleyen Deutsche Messe’nin her yıl binlerce profesyoneli bir araya getirdiğine dikkat çeken Ertaşkın, “Deutsche Messe’nin en güçlü markalarından biri olan HANNOVER MESSE’nin portföyüne, Industrial Transformation markası altında iki yeni fuar daha eklendi. Bu kapsamda HANNOVER MESSE portföyü, Industrial Transformation Africa ve Industrial Transformation Saudi Arabia ile farklı coğrafyalardaki varlığını istikrarlı şekilde güçlendirmeyi sürdürüyor. Türkiye’de başarıyla hayata geçirdiğimiz WIN EURASIA ise bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.
HANNOVER MESSE 2026’ya Türkiye’den 100’ü aşkın firma katılacak
Bu yıl 79’uncu kez düzenlenecek olan HANNOVER MESSE’nin, köklü geçmişiyle, sanayi dünyasının yönünü belirleyerek, vizyon oluşturduğunu ifade eden Ertaşkın, şöyle konuştu: “HANNOVER MESSE küresel ölçekte etkileşim sağlayan en önemli platformlardan biri. Türk sanayisi açısından da önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda HANNOVER MESSE 2026, firmalarımız için yeni pazarlara erişim, uluslararası iş birlikleri geliştirme, yüksek katma değerli üretimi küresel ölçekte görünür kılma ve küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir konum elde etme açısından stratejik bir platform. İTO’nun milli katılım organizasyonuyla birlikte Türkiye’den 100’ü aşkın firma ile fuara katılım sağlayacağız. Türk sanayisinin üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve inovasyon kapasitesi uluslararası düzeyde net bir şekilde HANNOVER MESSE’de göstermiş olacağız.”
“HANNOVER MESSE dünyanın en prestijli fuarlardan biri”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu ise, 33 yıldır HANNOVER MESSE’ye katıldıklarına dikkat çekti. Bu yıl da fuarda güçlü bir şekilde yer almak için hazırlıklarına güçlü bir şekilde devam ettiklerini söyleyen Develioğlu, “HANNOVER MESSE dünyanın en prestijli fuarlardan biri. Aynı zamanda Türk iş dünyasının ve üretim gücümüzün sergilendiği bir platform olmaya devam ediyor” dedi.
“HANNOVER MESSE’yi hedeflerimizin stratejik bir parçası olarak görüyoruz”
İTO’nun 144 yıllık geçmişiyle ülke içinde ve küresel ölçekte faaliyetlerine devam ettiğini belirten Develioğlu, “800 bini aşkın üyemizin ihracat ve üretim kapasitelerini artırmak ana gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. HANNOVER MESSE’yi de bu ideal ve hedeflerimizin stratejik bir parçası olarak görüyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz millî katılım organizasyonumuzda beş ayrı salonda yaklaşık 1.500 metrekarelik alanda 61 katılımcı firmamız yer alırken, 66 Türk firması da bireysel olarak katılmıştı. HANNOVER MESSE 2026’da ise, yine beş salonda yaklaşık 1.545 metrekarelik alanda yerimizi almaya hazırlanıyoruz.” diye konuştu.
Fuarın ortak teması, yapay zekâ
Yapay zekâ, fuarın tüm alanlarında ortak bir tema olarak öne çıkacak. Bu kapsam, HANNOVER MESSE tarafından düzenlenen yapay zekâ turları, masterclass’lar, forumlar ve networking etkinlikleriyle desteklenecek. Katılımcı şirketler arasında AWS, Microsoft, SAP, Schneider Electric ve Siemens gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra; Beckhoff, Festo, HARTING, ifm, LAPP, Phoenix Contact, Rittal, Schaeffler ve SEW gibi KOBİ segmentinden teknoloji liderleri de yer alacak. Fraunhofer ve Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü (KIT) gibi önde gelen araştırma enstitüleri yarının endüstriyel çözümlerini ana hatlarıyla belirlerken, çeşitli teknoloji alanlarından 200’den fazla start-up da devrim niteliğinde yeniliklerini sergileyecekler.
Yeni tematik yapı ve optimize edilmiş ziyaretçi yönlendirmesi
En önemli yeniliklerden biri olarak, yeniden kurgulanan tematik yapı ve yeni salon düzeni dikkat çekiyor. Bu düzenleme, ziyaretçiler için daha doğrudan bir yönlendirme sağlarken, katılımcı firmalara da doğru hedef kitle için daha yüksek görünürlük kazandıracak. Yeni salon yerleşiminin yanı sıra HANNOVER MESSE 2026, içerik derinliğini daha da artıran yeni bilgi paylaşımı ve networking yaklaşımları sunacak. Bu sayede uzmanlar ve kullanıcılar, belirli zorluklar ve bunlara yönelik çözümler hakkında uygulamaya dönük bir şekilde fikir alışverişinde bulunabilecekler.
Fuar alanı üçe ayrılıyor
Otomasyon ve dijitalleşme hem fiziksel alanlarda hem de içerik açısından birbirine daha yakın konumlandırılırken, bu yaklaşım yazılım ve donanımın giderek iç içe geçtiği güncel sanayi trendini yansıtıyor. Yapay zekâ kontrollü robotlardan veri odaklı üretime, dijitalleşmiş tedarik zincirlerinden akıllı fabrikalara kadar geniş bir perspektif sunuyor. Yeni tematik yapı üç ana sergi alanından oluşacak: Otomasyon & Dijitalleşme, Enerji & Endüstriyel Altyapı ve Araştırma & Teknoloji Transferi.
Konuşmalar ve paneller aracılığıyla, günümüzün en önemli sorunları ele alınıyor
Endüstri, siyaset ve bilim alanlarından önde gelen isimleri bir araya getirecek olan Center Stage; açılış konuşmaları ve paneller aracılığıyla, “Karbon nötr üretime nasıl geçebiliriz?”, “Endüstriyel değer yaratmada yapay zekâ nasıl bir rol oynuyor?”, “Avrupa ve ortakları kendi egemen teknolojik üstünlüklerini nasıl güvence altına alabilirler?” gibi günümüzün en önemli sorularını ele alacak. Sahnede otomotiv, gıda, mobilya ve kimya sektörleri başta olmak üzere birçok alandan şirket, fabrikalarına dair bilgi vererek üretim süreçlerinde otomasyonu, dijitalleşmeyi ve enerji verimliliğini nasıl tasarladıklarını ve başarıyla uyguladıklarını gösterecekler.
Yeni özel alan: “Savunma Üretim Alanı”
Modern teknolojinin güvenlik açısından kritik üretim gereksinimlerini karşılayan yeni “Savunma Üretim Özel Alanı”, aynı zamanda yüksek ölçeklenebilirliği nasıl sağladığını da gösterecek. Savunma sanayindeki şirketler, diğer sanayi sektörlerine benzer zorluklarla karşı karşıya olsa da yeni jeopolitik dönem, kapasitelerini çok kısa sürede hızla artırmalarını gerektiriyor. Bu yeni özel alan şirketlerin güvenlik ve kalitelerinden ödün vermeden bunu nasıl gerçekleştirebileceklerine odaklanacak.
Partner ülke Brezilya: Stratejik olarak önemli bir büyüme ortağı
Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi olan Brezilya, HANNOVER MESSE 2026’nın partner ülkesi olarak fuarın merkezinde yer alacak. Yeşil enerji ve ham maddelerden hızla büyüyen endüstriyel pazara kadar geniş bir potansiyel sunan Brezilya’da, 1.500’ü aşkın Alman şirketi faaliyet gösteriyor ve endüstriyel üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Brezilya ile çalışmanın ticaretin ötesinde bir stratejik ortaklık olduğunun altını çizen Triantafillos, “Küresel gerginliğin yaşandığı zamanlarda, güvenilir ortaklar daha da önemli hale geliyor. HANNOVER MESSE, bu bağları güçlendirmek için ideal bir platform olarak fark yaratacak” dedi.


