ArsaVev Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Öztürk, “İlk kez konut alacaklara özel daha düşük faizli krediler, kredi üst limitlerinin yükseltilmesi ve vade sürelerinin uzatılması gibi finansmanlar çözüm odaklı yaklaşımlardan kaynaklanıyor. Amaç, mevcut ekonomik koşullarda konuta erişimi zorlaşan kesim için alımı yeniden mümkün hale getirmek. Hep bahsettiğimiz, bir yanıyla konuta erişimin zorluğu, bir yanıyla da arz sıkıntısının sonucu olan konut krizinin büyümeden aşılmasına yönelik isteniyor.” dedi.
“FAİZLER DE KONUT FİYATLARI DA YÜKSEK”
Fiyatların yüksek olduğuna değinen Öztürk “Mevcut haliyle ne konut fiyatları ne de konut kredisi faizleri vatandaşın erişimine uygun düzeylerde. Yakın zamanda birtakım kolaylıklar ve avantajlar sunuldu. Şimdi ise konuta erişimin önündeki engelleri kaldıracak daha benimsenebilir ve uygulanabilir çözümler aranıyor. Bu bakımdan örneğin özel ek faiz indirimi, ilk yıl taksit erteleme, daha esnek ödeme planları ya da tapu harcı gibi maliyetlerde geçici indirimler sağlanabilir. Bu tür destekler daha fazla dikkat çekebilir.” değerlendirmesinde bulundu.
“FAİZ ORANLARI TALEP İÇİN BELİRLEYİCİ OLACAK”
Faizin düşük tutulması halinde talebin artacağını ifade eden Öztürk “Burada faiz oranlarının ne ölçüde indirileceği belirleyici olacak. Belirgin bir fark olması durumunda talebin artmasını bekleyebiliriz. Talep artışı kısa vadede satışları canlandırır ancak konut arzı yeterli olmadığından fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşur ve neticede talep tekrar azalmaya başlar. Bu nedenle finansman kolaylıklarının mutlaka yeni konut üretimini teşvik eden politikalarla birlikte yürütülmesi gerekir. Sektörün canlı kalmasının yolu sürdürülebilir, bütünleşik bir ilerlemeyle mümkün.” dedi.
“PİYASADA HAREKETLİLİK YAŞANIR, KONUT FİYATLARI ARTAR”
Ödeme imkanlarını zorlayacak kişiler için Öztürk “Belirli birikime sahip bir kesim için bu koşullar yine de bir talep oluşturur ve piyasada bir hareketlilik yaratır. Ancak yeterli konut arzı olmadığı sürece bu hareketlilik kalıcı olmaz; kısa sürede fiyat artışıyla karşılaşılır ve talep yeniden geri çekilir. Sonuçta kısa vadeli talep artışı, satıştan çok fiyat artışına dönüşebilir. Dolayısıyla bu noktadaki kritik mesele, konuttaki arzın da aynı şekilde artmasıdır. Diğer yandan konut fiyatları, önceki yıl reel getiri anlamında düşse de, nihayetinde birçok yatırımcı için hala yüksek bulunacaktır. Bunda krediye erişimin dışında alım gücünü etkileyen çok çeşitli faktörlerin de rolü var. Dolayısıyla sağlanan kolaylıklara ve avantajlara rağmen vatandaşların önemli bir kısmı için konuta erişim sorunu yine de çözümlenemeyecek. Benim burada çözüm önerim, ilk adımın konut üretiminin önündeki en büyük maliyet kalemi olan arsanın doğru bir yatırımla edinilmesiyle atılmasıdır.” ifadesini kullandı.
NTV

